top of page

Dileklerin Sessizce Fısıldandığı Bir Yer: Ayın Biri Kilisesi ve Zeyrek’te Bir Mola

İstanbul’da bazı yerler vardır; yürüdüğünüzde taşlar geçmişin sesini fısıldar kulağınıza. İşte Ayın Biri Kilisesi de onlardan biri. Zamanın ağır ağır aktığı, duaların ve dileklerin duvarlara sindiği bu kutsal mekân, yüzyıllardır insanların içten dileklerle uğradığı bir duraktır.

Her ayın birinde sabahın erken saatlerinden itibaren Vefa’nın taş sokaklarında bir hareket başlar. Sessiz bir heyecan, umutla bekleyen insanlar, ellerinde mumlar ve dualar… Burası sadece bir ibadet yeri değil, İstanbul’un kalbinde atmaya devam eden eski bir ritüelin sahnesidir.

Yüzyılların Sessiz Tanığı: Ayın Biri Kilisesi

Gerçek adı Panayia Kilisesi olan bu yapı, halk arasında "Ayın Biri Kilisesi" diye anılır çünkü insanlar her ayın ilk gününde burada dua eder, mum yakar, dilek diler. Kimisi sağlığı için, kimisi evladı için, kimisi gönül yarasına derman arar.

Kapısından içeri girdiğinizde birdenbire zamanın durduğunu hissedersiniz. Loş ışık, mumların titrek alevleri, duvarlardaki eski ikonalar… Sanki başka bir âleme geçersiniz. İstanbul’un karmaşasından sıyrılıp sessizliğe, inanca ve tarihe adım atarsınız.

Dilekten Sofraya: Zeyrek Yokuşunu İnerken

Kilise ziyaretinden sonra yolunuzu Zeyrek’e doğru çevirdiğinizde, şehrin tarih kokan sokakları sizi karşılar. Taş duvarlar, Arnavut kaldırımları, ahşap evler… Adımlarınız sizi yavaş yavaş Zeyrek yokuşundan aşağı indirir. Ve tam bu noktada, eskiyle yeninin harman olduğu, ruhu olan bir mekân sizi bekler: Zeyrek Cafe Restaurant.

Zeyrek Cafe Restaurant: Tarihin Gölgesinde Bir Lezzet Durağı

Bir fincan Türk kahvesi ya da mis gibi demlenmiş bir çay… Yanında belki ev yapımı bir tatlı ya da tandırdan çıkan sıcak bir Anadolu lezzeti... İşte Zeyrek Cafe'de bulacağınız şey, yalnızca bir yeme içme deneyimi değil. Aynı zamanda İstanbul’un kadim havasıyla sarılmış bir huzur.

Bahçeye oturup Süleymaniye’nin kubbelerine, Zeyrek Camii’nin taş mimarisine bakarken içinize İstanbul dolar. Hani o “eski İstanbul” dediğimiz şey var ya, işte burada hâlâ yaşıyor.

Yolunuz Zeyrek’e Düşerse…

Ayın Biri Kilisesi’nde bir mum yakın, gönlünüzden geçenleri sessizce dile getirin. Sonra Zeyrek’e doğru yürüyün. O dar sokakların sizi götürdüğü yerde, bir sofrada, bir tabakta, bir bardak çayda İstanbul’la yeniden tanışın.

Zeyrek Cafe Restaurant’ta sizi sadece yemek değil, bir İstanbul hikâyesi bekliyor.

📌 Küçük Bir Not:

Eğer bir gün kendinize sessizce bir iyilik yapmak isterseniz; İstanbul’un karmaşasından sıyrılıp Ayın Biri Kilisesi’ne uğrayın, sonra da Zeyrek Cafe'de bir soluklanın. Hem kalbinize hem ruhunuza iyi gelecek.

 
 
 

Yorumlar


Zeyrek Cafe Restaurant Fatih

bottom of page